New to Busy?

Silma

7 comments

doctorbishop
62
23 days agoSteemit5 min read
Bir hikaye sadece çok güzel olabileceği için çok güzel olmaz. Kaybolan değerlere yıllardır bu nedenle üzülürüm. Tüm potansiyel, aptal sayılabilecek bir değişken yüzünden kinetiğe dönmez. Dönemez. Kalır öyle.

849e8ecd-181e-4ef3-92aa-1f32c85ab58a.jpg

Serenity yazımdan sonra kuş taşa çarptı ve ilginç bulduğum bir kişi ile daha görüştüm. Vizyoseksüel bir insan olduğum için görüştüğüm insandan bir miktar etkilendim :) İşin ilginç yanı vizyonundan etkilendiğim insanın hayattan pek isteği olmaması. Yine de güzel olabilecek hikaye potansiyelini barındırıyor.

Vizyoseksüel diye bir şey yok. Farkındayım :)

11c6c36b-27e6-4f7e-8eb4-6c6a7885247e.jpg

Bolu - Yedigöller

Kendisine Silma diyelim. İsim bulmaya üşendim :) Silma'nın hayattan pek talebi yok diyebiliriz. Halihazırda var olan taleplerini de çok isteyemiyor. Temel amaç noktasına getirebildiği bir şey yok. Kendisi bu durumu sorun olarak tanımlamadı ama durumun farklı olmasını istediğini söyleyebilirim. Olumsuz görünen bu tabloya rağmen Silma'da, dünya ile kavgası olan birçok kişide gördüğüm bir şey gördüm; bilişsel çelişki olmaması. Bilişsel çelişkisi yoktu ya da fark etmeyeceğim kadar azdı. Zaten hem bilişsel çelişkisi olmayan hem de dünya ile kavgalı olmayan tek insan tanıdım o da serenity'ydi.

5f012012-ece1-4533-ab92-96e8296742ea.jpg

Bilişsel çelişki: Bir takım düşünce ve değer barındıran insanların, savundukları düşünce içerisindeki yanlışı görse de savunmaya devam etme durumudur. Bir bakıma fanatiklik ya da anlamsız sahiplenme denilebilir. Kızdığımız şeyleri yapmamız bilişsel çelişkiye bir örnektir. Ya da zararlı olduğunu bilmemize rağmen yaptığımız şeyler de bir bilişsel çelişkidir. (bu konuyu bir ara yazayım:)

a8f1841f-83b6-4e0e-88b2-d19743c146e4.jpg

Bir fikri ya da somutlaştırabildiğin herhangi bir şeyi yanlışlarını umursamadan sahiplenebildiğin zaman mutluluğun kapısını aralayabiliyorsun. Bunu yapmak doğru mu? Sana göre doğru bana göre değil. Doğruluk kararı bu noktada fazlasıyla kişisel. Yine de toplum ile sorunu olan insanlara baktığımda bilişsel çelişkinin az olduğunu fark ediyorum. Düşünen insan bir noktada bilişsel çelişkiden uzaklaşıyor. Bazı insanlar empati yeteneği sayesinde bilişsel çelişkisini azaltabiliyor bazıları ise sorgulayarak.. Diğer yandan toplumun istekleri, tercihleri bilişsel çelişkilerle dolu. Silma ise bu durumdan epey rahatsız. Ev istemiyor, evlenmek istemiyor, rutin hayattan bir iş istemiyor. Plaza hayatına girmeyi aklından geçirmiyor. Çünkü toplumun kazanım olarak gördüğü şeyleri arzulayamıyor ve dolayısıyla bunun için motive olamıyor. Toplum ise kazanım olarak gördüğü değerleri fanatizm ile savunuyor. Fanatizm varsa her durumda destek vardır. Dolayısıyla istediğini aldıysan aldığın şeye yakından bakıp kararını değiştiremezsin/değiştirmezsin. Onunla yaşamaya devam edersin... Durumu biraz daha netleştirmek için hemen bir paragraf açayım.

d8bd21b2-5bff-4f7a-a5da-d44b7c78d791.jpg

Silma geçtiğimiz yıllarda çok istediği bir şeye kavuştu ve oyuncu oldu. Dizi için önemli bir rolde kamera karşısında uzun mesailer harcadı. Bilişsel çelişki Silma'da çalışsaydı hala oyuncu olurdu. Oyuncu olmak isteyen tarafı baskın olurdu ve muhalif tarafını sustururdu. Çünkü çok istemiş ve başarmıştı. Fakat Silma çok istediği hayatı eleştirmeye başladı. Sonunda istediği hayatı aslında istemediği gerçeğiyle yüzleşti. Oyunculuğu bırakma kararı aldı. Onun yerine koyabileceğimiz birçok insan ilk hedefine ulaşıp yeterince mutlu olamadığında ikinci hedef koyar. İlk hedefindeki eksiği ya da yanlışı görmez. Görse de vazgeçmez.

Toplum, tercihlerinize o kadar yüzeysel yaklaşır ki; sizin aldığınız öznel doğrulara dayanan kararları çok daha zor kılar.

3ef638fd-0f3c-4d31-8081-2cc4b12bcfea.jpg

Purenli Yaylası

İşte benim gördüğüm vizyon burada. Yaptıklarında ya da yapacaklarında değil. Yapmadıklarında. Tabi bu arada düşünen insanların ortak sorunu da Silma'nın üzerinde büyük bir yük olarak karşımıza çıkıyor;

kahrolası farkındalık

Düşünce dediğimiz şey, maalesef kafanıza göre kontrol edebileceğiniz bir şey değil. Silma da düşüncelerini azaltamıyor ya da kapatamıyor. Kendisinden duymasam da benim tahminim; resim yapmak, düşüncelerinden biraz olsun kurtulmasını sağlıyor.

378d0d8f-f1f1-473b-816d-4a8fddb0fac7.jpg

Benim için de yazmak Silma'nın yukarıda yaptıklarının alternatif versiyonu sanıyorum. Düşünceleri başka bir yere kanalize etmek bazen kaçınılmaz oluyor. Silma içinse yansımalar sanat ve doğa olmuş. Doğa düşüncelerle beyninin dolup taşmasına ortam hazırlamadığı için iyi geliyor, resim de o noktaya geldiğinde düşüncelerini boşaltabilmek için. Yaptığı çalışmaları insanlara ulaştırma kaygısı taşımaması bu nedenle sanıyorum. Yine de bence kaliteli gözlerden gelecek yorumlar keyif verecektir.

4ce52633-e8ff-4af6-b3fc-230d6e037f3e.jpg

Silma, oyunculukla arası bozulduktan sonra, saçını epey kısa kestirip ilk fırsatta doğayla buluştu. Yaşama amacım diyemese de doğada bulunmaktan keyif alıyordu. Dağcılık bir uğraş haline gelmiş ve bu süreçte tanıdığı insanları daha çok sevmişti. Farklı hayatlarda farklı insanlar görmek belki de doğada yaşam için iyi bir referans olmuştur.

071c723f-d6bb-4d4e-bdff-7936f5c61a30.jpg

Aladağlar

Silma çok az para harcayarak kendince oldukça verimli zaman geçirdi. Tabi bunu sık yapması maddi olarak pek mümkün olmuyor. Özellikle kış aylarında işler birazcık zorlaşabiliyor. Bakarsınız göç etmeye başlar. Zaten kışla arası çok iyi olmayan tipik bir Adanalı :)

b19568c5-5626-43d8-97fb-eff340a5b8bc.jpg

Tacir Kanyonu

Silma'yı istediği hayattan uzaklaştıran birkaç talihsiz değişken daha var. Şimdi tekrar İstanbul'da ve kendisi için pek verimli olmayan hayatını yaşıyor. Durumu değiştirmek istiyor ama işin kötü yanı en çok istediği şeyleri bile çok fazla isteyememesi.

04300cf1-6898-4e84-9181-aa46ca6f7b26.jpg

Ballıkayalar

Silma ile sohbet ederken uzun zaman önce yazdığım Doğanın bir parçası mıyız? yazımı hatırladım. Silma da insanların, kendilerini de insanlığı da abarttığına inanıyordu.

Dünya üzerinde bildiğin zararlı varlıklarız. Dünya biz olmadan daha iyi. Yine de türler arasında bir savaş çıksa insanlar için savaşırım. İçgüdülerimiz böyle. Yani diğer türlerden çok daha güçlü olabiliriz ama daha üstün değiliz.

f398d7ef-c8ae-4b74-aa4c-74c401d34aa5.jpg

yedigöller

Bak Doktor dağ çileği! Muhtemelen burada yiyebileceğin tek sağlıklı şeydir.

Birkaç saat Silma ile zaman geçirdim. Sadece dağ çileği gördüğünde ve kitapçıya uğradığımızda kameralara gülümserken yakalandı. Onun dışında sanki kafasında bir süreç işlemeye devam ediyor gibiydi. Gün içerisinde pek rastlamadım diye midir bilemiyorum ama güldüğünde enerjisini karşıya geçirebilme gibi bir özelliği var. Bir nevi ters empat diyebiliriz :)

9ee5bc39-6515-4415-b236-944dbaa72239.jpg

Kabak koyu

Sevgili ters empatımızın enerjisi bitmiş değil. Habitatını değiştirmek için birçok girişimi var. Keşke sevdiği şeyler onun için daha kolay ulaşılır olsaydı. Nihayetinde bir şey elde edebilmek için dışarıda bir yarış var. Hepimiz aynı motivasyon ile doğmuyoruz. Ya da hepimiz fırsat maliyetini göz ardı edip sonuna kadar koşamıyoruz. Sonuçta Silma, potansiyelini kinetiğe çevirme konusunda zorluk yaşayan bir kadın. Maalesef zorluk da savaşması en zor yerden yani içinden geliyor. Yine de biliyorum ki; ileride onunla ilgili bir içerik daha hazırlayacağım ve çok daha keyifle yazacağım.

doc-son.png

Comments

Sort byBest